Yarı Final Maçı

Posted on Posted in Felsefe

Bir zamanlar şöyle karalamışız “Doğru bildiğiniz zaten doğru değil, ama siz gene doğru olduğuna inanın, yanlış bildiklerinizle daha da doğrulayın, ve unutmayın zaten en önemlisi doğru bilmek değil doğru yapmaktır, o doğruları yapın, bıkmadan, usanmadan, az bir başarı şansı bile olsa. Olmazlığın tersi olmak değil yapmaktır. Ol ve öl aslında kardeştirler. İkisinde de pek seçim […]

Aşk Bir Eylemdir

Posted on Leave a commentPosted in Felsefe

İyiyi de kötüyü de devletten bilen ve bekleyen bir toplum olduğumuzdan sorunlarımızın çözümünü de haliyle devlet babadan bekliyoruz. Sorun tespitinde üstümüze yok; toplumun kendini ifade etmesi de “ne yapabiliriz” değil. Biz tespit edelim, “onlar” duysun – ki bu genelde devlet baba – sonra da “onlar” yapsın! Sosyal medyada durum tespiti kolay onu saymıyorum bile ama […]

Nikriz, Tanrıya Feryat ve Seçim Filan Olmayınca Boşta Kalmak

Posted on Leave a commentPosted in Felsefe

“Tanrıya Feryat” Orhan Baba’nın küresel ölçekteki bestesidir. 1971 yılında “Bir Teselli Ver” (ki o şarkı zaten hepimizin bildiği benim bir seferinde bir oturuşta 40 kere filan dinlediğim (İzmir – Bodrum yolu = 3 saat -> şarkının tanesi 4 küsur dakika) bir şarkı) adlı filminde 45’lik olarak kullanmıştır baba kendisini. Filmi de tavsiye ederim (23. dakikaya […]

Koalisyon, Karar Verme, Komplo ve Yapay Zeka

Posted on Leave a commentPosted in Felsefe

Sonra daha detaylı yazmayı düşünüyorum ama şimdiden kayda geçsin:1) Erken seçim olacak, çünkü karar verme hep birinci seviyeden oluyor. Kişisel/lider/çapalama seviyesinde. En kapsamlı karar ve eylem modellerinin bile sadece ve en fazla %10 fark (“edge”) verdiği/yarattığı aşırı kompleks dünyamızda birinci seviye mekanizmalar ile cok daha gelişmişleri arasında da ex ante fark görülmeyebilir ama zaman ve […]

Eser: Mukkadime, Yazar: İbn-i Haldun, Sene: 1375, Yer: Tunus

Posted on Leave a commentPosted in Felsefe

Son aşama sefahat, israf ve çöküş aşamasıdır. Bu aşamada hükümdarın ekonomik ve toplumsal olayları kişisel arzularına göre yönetmeye çalışmasıyla, devlette iyileşmesi olanaklı olmayan hastalıklar ortaya çıkar. Lüksünü ve desteğini, satın almış olduğu ordu ve bürokrasinin desteğini sürdürebilmesi için vergileri artırması gerekir. Artan vergi oranları ekonomik faaliyetlerin azalmasına neden olur ve hükümdarın amacının tersine devlet gelirleri azalır. […]

İdama Hayır: Prensipler Üzerine

Posted on Leave a commentPosted in Felsefe

Şimdi bu konuda yazmanın zamanı mı? Asıl şimdi bu konuda yazmanın zamanı. Prensip gereği… Dini prensiplerin çoğu yüzyıllara meydana okumuş robüst belitlere dayanarak insanın hem aklıyla hem de kalbiyle uyum gösterip hem de uzun soluklu beşeri faaliyetlerinin evrilmesi (veya evrilmemesi) ile ortaya çıkarlar. Keyfi, günü kurtarıcı, ve yerini dolduramayan dini önermeler ve uygulamalar ise güçlünün […]

Adam Karalama Safsatası Üzerine

Posted on Leave a commentPosted in Felsefe

(Leonardo reyiz söylediyse doğrudur: Kim ki argüman geliştirirken arkasını otoriteye yaslarsa bilin ki aklını değil hafızasını kullanıyordur) Argumentum Ad Hominem olarak geçen ve ansiklopedik anlamı bir argümana cevap verirken, argümanı eleştirmekten ziyade, argümanı ortaya atan kişinin alakasız bir özelliğini gündeme getirerek fikirlerini çürütmeye çalışmak olan mantıksal bir safsatadır. Önerme yerine, önerme yapan kişi tartışma konusu edilerek […]