İnternet Müesseseleri Üzerine

Posted on Posted in Yatırım

İnternet üzerinde son kullanıcıya yönelik siteler, uygulamalar, işler, güçler bana yemeyi çok iyi bilen insanımızın çok iyi yaptığı karnıyarığa gelen beş yıldız yorumlar eşliğinde üç Michelin yıldızlı restoran açmak için kolları sıvamasını düşündürür. Herkes hergün yiyor ya işte o mesele. Aklım olsaydı Twitter’e yatırım yapardım, ve zaten internet işi yapandan çok yatırımcı var yani herkes ve kayınvalideleri melek yatırımcı o yüzden tam burada susmak gerekiyor ama madem başladık üç beş birşey karalayalım yatırımcı gözüyle çünkü çok soru geliyor cenk meydanından da kaçmamak lazım.

image

İnternet sitelerini, mobil uygulamaları nisbeten basit bir modelle (çok kabaca olsa bile) anlayabiliriz. Önce kullanıcıya kendinizi tanıtıyorsunuz (viral, reklam, eş dost, vs.). Sonra bunlardan bir kısmı deniyor. Deneyenlerin de bir kısmı sürekli kullanmaya karar veriyor. Reklamdan, üyelikten, satıştan vs. para kazanacağınızı varsayarsak bu müşterilerden de senelik bazda bir para kazanıyorsunuz. 

Sondan başlayalım. Mesela Facebook adlı site/uygulama 31 Mart 2016 itibariyle bir kullanıcısından senede tamı tamına $13,28 kazanıyor. Eğer zengin ülkeleri bu denklemden çıkarıp da Facebook deyişiyle dünyanın gerisine bakacak olursak aktif kullanıcı basına $3,64 kazanıyor. Kendini kanıtlamış uygulamalar (Google, Linkedİn, vs.) kullanıcı basına benzer sayılar gösteriyor. Ben şahsen Facebook kullanmıyorum ama Mark Zuckerberg’e göre ABD’de averaj kullanıcı günde bir saatini burada geçiriyor (ve senede $50’ye yakın bir para kazandırıyor = saati 40 kuruş). 

Şimdi Facebook yelpazenin başarıda en uç noktası olarak görülebilirse ve ABD’de kazandıkları parayı kullanıcının vermek istediği paraya eş değer diye bir basitleme yaparsak internette mobilde bir insanın bir saatinin maksimum değerini bulmuş oluyoruz. 40 kuruş. Kullanıcıya Facebook’dan daha fazla mı değer vereceksiniz? Facebook’dan iki kat daha mı iyisiniz? Tamam, sizle geçirilen bir saat için 1 lira diyelim. (Haliyle daha çok 1 kuruşa yakın olacaktır). Şimdi sıra geldi senede beraber kaç saat geçireceğiz. 

Airbnb’ye bakalım. Yaklaşık 60 milyon kullanıcı, 190 milyon tane kullanım yani kullanıcı başına 3 gece ve yaklaşık 900 milyon ciro yani kullanıcı başına senede 15 dolar. Airbnb kullanımını saate dökmek gibi saçma bir egzersiz yapmaya kalksak 15 doları gecelik 8 saatten üç geceye bölsek mesela 63 dolar sent çıkıyor yani iki lira. Ama çıkan sayı genel trend olarak 40 kuruşumuzdan fazla farklı değil. Airbnb gece için $50 ekstra vermemek (otele) için $5 vermek gibi algılanabilir belki harcanan saatten çok. Ama olsun, genel olarak doğru yoldayız. Her gün kullanılan Facebook ile senede üç gün kullanılan Airbnb nihayetinde yüksek skalada ve kullanıcı için “verimli” çalışan mekanizmalar olduğu için ve verdikleri hizmeti verimli bir şekilde fiyatlandırabildikleri için yarattıkları “değere” yakın fiyatlar çekebiliyorlar. 

“Saat başı” uç fiyatımızı bulduk. Bunu kullanıcımız bizi ideal şartlarda kaç saat kullanacak ile çarparsak senelik ideal kullanıcı basına ciromuz çıktı ortaya. Dedim ya basit bakalım şimdilik. Nasıl ve kaç para kazanacağımız üç aşağı beş yukarı öğrendik ya şimd tekrar başa dönelim. Sıra geldi en kritik soruya.
Nereden ve nasıl bulacağız bu kullanıcıları? Reklamla mı? Bir kere tanıştırınca çok mu sevecekler? Valla işte gördük eğer iyiysen senede bir $10 dolar bırakıyorlar az angajman frekansında en az bir 50 milyon kullanıcıya ulaşınca ya da çok angajmanda 1 milyara. Bu melun internet ağ ekonomilerini ve skalayı sevdiği için malesef 100 bin kullanıcıda daha çok senede 1 lira düşünmek lazım yani 100 bin lira ciro yani belki iki kişiyi doyurur. 100 bine ulaşmak bile dünyanın en zor işi. Nasıl olacak o iş? 

100 bin kişiye ulaşmadan yatırım almak da zor / hatta imkansız. Nasıl olacak bu işler? Bilseydim bildiklerimi yazardım. Ben daha çok kurumsal satışlarda gelecek görüyorum. 

Mesela şu Cumhurbaşkanı konusu var. Seçimler yapıldı ve ikinci dünya savaşından beri ülkeyi yöneten merkez sağ ve/veya merkez sol parti adayları birinci turda ilk ikiye kalamadı. 22 Mayıs’ta büyük ihtimalle milli ve yerli “İstiklal Partisi” adayı kazanacak, rakibi yeşillerden. Aşırı sağ diye tu kaka yapıldığına bakmayın, adayımız normalde pek bir şey yapmayan bu cumhurbaşkanlığı merciini aktif kullanmaya niyetli. Hükümeti lağvedebiliyor mesela (daha önce hiç etmemişler ama) ve 6 ay süre içinde istediği olmazsa lağvedeceğim diyor. Vatandaş halinden, mültecilerden vesaire muzdarip, milli ve yerli liderlik istiyorlar. Koskoca imparatorluktan ne hallere düştük diyorlar. Din ve imparatorluk elden gidiyor, değerlerimizin içi boşaltıldı üst aklın laylaylom politikacıları tarafından diyorlar. Haksız mı şimdi bu elemanlar?  

Üst akıl olsaydım bu değerlerini ve geçmişini ve üstünlüklerini korumak isteyen güruhları birbiriyle savaştırıp silahtan filan deli para kazanırdım. Yok açıklık mış özgürlükmüş oymuş buymuş yalan onlar antin kuntin işler. Hepsine ver silahı en iyi / verimli olan kazansın artık ya da ne bileyim bazıları gerçekten diğerinden genetik olarak üstünse ve/veya Allah sadece onların yar ve yardımcısıysa filan onlar kazansın. İş modeli olarak daha çok kurumsal satış ama çok daha karlı gözüküyor. Uzun solukta sıkıntılı ama hepimizin zaten sonu kara toprak. Avusturya’nın tamamını Airbnb üyesi yapsan senelik 127 kusur milyon dolar kazanırsın taş çatlasa. Bir de milletin ağzının kokusunu çek yok oymuş buymuş. Osterreichisches Bundesheer’ımızın 15 tane Eurofighter Typhoon’u var, bir tane daha satarsın eder 16 ve temiz para 120 milyon ingiliz sterlini. İş bitti fiş gitti.

image

Bir Cevap Yazın