Nikriz, Tanrıya Feryat ve Seçim Filan Olmayınca Boşta Kalmak

Posted on Posted in Felsefe

“Tanrıya Feryat” Orhan Baba’nın küresel ölçekteki bestesidir. 1971 yılında “Bir Teselli Ver” (ki o şarkı zaten hepimizin bildiği benim bir seferinde bir oturuşta 40 kere filan dinlediğim (İzmir – Bodrum yolu = 3 saat -> şarkının tanesi 4 küsur dakika) bir şarkı) adlı

filminde 45’lik olarak kullanmıştır baba kendisini. Filmi de tavsiye ederim (23. dakikaya girerken Bir Teselli Ver‘e yapılan kalleşlik Piketty’yi 21. yüzyılda sermaye kitabını yazmaya itmiştir diye bir rivayet vardır. 26. dakikadaki bağlama solo ülkemizde değil de mesela Kraliçe’nin İngilteresinde olsaydı Beatles mitılz değil dünya Orhanz dinliyordu. Bir de bu filmin içinde Ümit Şarkısı vardır. Akıllara zarar bir güfte, dimalara ziyan bir beste. Sonradan çekilen klibi Nashville’de çekilse şimdi tüm dünya şarabı

rakı bardaklarında içiyor olurdu. Neyse. İ digress.

Nihayetinde dakka 49’a girerken kendi türkülerini söyleyen demirci ustaları Tanrıya feryat ederler. Off off off. Şahane.

Bu şarkıyı bir şaheser yapan faktörlerden birisi de Nikriz makamında olmasıdır. Zaten asıl konumuzda bu.

“Eviç perdesini Acem perdesine tahsis ile, Hicaz âgâze idüb, Rast perdesinde karar ider. Bunda, müteahhirinin Eviç perdesi yerine Acem perdesi ahzinden gayri ihtilaf yoktur.” Diyor Abdülbaki Nasır Dede.

Hip daha anasının karnında bile değilken hip’tir, in daha in olmamışken in’dir, hırçındır, küreseldir, Morrison’dur, Sezen’dir, zeybektir, iner çıkar, yanıltır sizi, bocalatır, Iskender’in acem fethi gibidir; sonu hep hüsran, ya da hiç bitmesini istemediğiniz bir romanın sonu gibidir, eksik aksik zamansız. Şarabi rakı bardağında içirtir çünkü rakı mezesi değildir, hatta sevgilinin soğuk mermerinde yatmaktır; ne iyi ne kötü, işte öyle.

Beni boşverin Fikret Kızılok’a sorun. Önce Tanrıya Feryat dinleyin sonra da Sevda Çiçeği’ni. Hatta Mor ve Ötesi yorumuyla dinleyin.

آسمان

 

Bir Cevap Yazın